Eşsiz Güzellikleri ile Büyüleyen 5 Masalsı Kasaba

Yaz güneşinin son kırıntılarından faydalandığımız bu günlerde tatil fikirleri de termal tatil, kültür turları gibi mevsime uygun planlar etrafında oluşmaya başladı. Biz de bu yazımızda tatil fikirlerinize bir alternatif daha oluşturmak amacıyla eşsiz güzellikleri ile sizi büyüleyecek 5 masalsı kasabadan bahsedeceğiz.

Sirmione Kasabası – Verona/İtalya

İtalya’nın en büyük gölü olan Garda Gölü’nde yer alan bir yarımada olan Sirmione Kasabası, Ortaçağ’dan kalma görüntüsü ve huzur veren doğal güzellikleri ile misafirlerini büyülemektedir. Yerleşim tarihi milattan önce 5000 yılına kadar uzanan Sirmione Kasabası, sahip olduğu termal su özelliği ile birlikte zengin bir tatil beldesi olmuştur. Garda Gölü’nde önemli bir stratejik konuma sahip olan Sirmione Kasabası’nda 13. yüzyılda inşa edilen Scaligero Kalesi, panoramik manzarası nedeniyle günümüzde ilgi çekmektedir.

sirmione_kasabasi

 

İsola Bella Adası – Borromean Adaları/İtalya

Maggiore Gölü’nde yer alan İsola Bella Adası; süslü barok stilindeki Borromeo Sarayı, mimari eserleri, 10 katlı terastan oluşan eşsiz bahçesi ve tavus kuşları ile ziyaretçilerine görsel bir şölen sunmaktadır. 1630-1671 yılları arasında inşa edilen Borromeo Sarayı; Carlo 3 Borromeo tarafından karısı Isabella D’adda’ya ithafen yapılmış bu nedenle adanın ismi önce Isola Isabella, sonra ise Isola Bella olmuştur.

isola_bella

 

Gruyéres Kasabası – Fribourg/İsviçre

İsviçre’nin Fribourg Kantonu’nda yer alan Gruyéres Kasabası Gravyer peynirinin anavatanı ve ismini aldığı yerdir. Gravyer peynirinin yanında sahip olduğu çikolata fabrikasıyla eşsiz kokular vadeden Gruyéres; 13. yüzyılda yapılmış olan Gruyéres Kalesi, İsviçreli sanatçı H.R. Giger’e adanmış HR Giger Müzesi ve Jaunbach Geçidi ile misafirlerine hem doğa hem de tarihi bir arada sunmaktadır.

gruyeres_kasabasi

 

Valldemossa Kasabası – Mayorka Adası/İspanya

İspanya’ya bağlı Balear Takımadaları’nın en büyüğü olan Mayorka Adası’nda yer alan Valldemossa Kasabası, 1399 yılında inşa edilmiş olan Royal Cartuja Manastırı ile tanınmaktadır. 19. yüzyılda inziva oteli olarak hizmet vermiş olan manastırda bir dönem ünlü besteci Frédéric Chopin’de sevgilisi Fransız yazar George Sand(gerçek ismiyle Amandine Aurore Lucile Dupin) ile birlikte konaklamış ve hatta Chopin’in ölümsüz eserlerinden “Prelude” burada bestelenmiştir. Chopin ve sevgilisinin kaldığı iki oda bugün Chopin Müzesi olarak ziyarete açıktır.

valldemossa_kasabasi

 

Petite France – Strasbourg/Fransa

Işıklar şehri Strasbourg’da yer alan Petite France ise L’ill nehri boyunca dizilmiş rengarenk evleri, tarihi dokusu ve eşsiz doğal güzelliği ile misafirlerini büyülemektedir.

petite_france

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı